3.12.09

Akasya Ormanı

Arıcı arkadaşlar, geçtiğimiz aylarda çıkan bir haberi hatırlayacaksınız...

Afyonkarahisar Orman İşletme Müdürlüğü, Şuhut İlçesinin Ağzıkara Köyünde 750 dönümlük sahaya Akasya Ormanı kurarak arı yetiştiriciliği yapacak..
Ağzıkara Barajı etrafında oluşturulacak akasya ormanlığına 8 bin adet arı kovanı bırakılacak ve yılda yaklaşık 37 ton bal elde edilecek...
Afyonkarahisar Orman İşletme Müdürü Zekeriya Mere, proje maliyetinin 250 bin lira olduğunu ve projenin bir yılda kendini amorti edeceğini söylüyor.
Hacettepe Üniversitesi ve Türkiye Arı Yetiştiricileri Birliği’nden gelen uzmanlar Ağzıkara göletinin bulunduğu bölgede incelemelerde bulundular. Uzmanların ortak görüşü ise bölgenin arıcılık için son derece elverişli olduğu yönünde.
Hacettepe Üniversitesi Arı ve Arı Ürünleri Merkezi Müdürü Prof. Dr. Kardiye Sorgun, projenin Türkiye’ye örnek teşkil edecek bir proje olduğunu belirterek, “Bölge orman haline getirilecek ve daha sonra burada pilot arılıklar kurulacak. Böylece bu doğa parçası hem orman olarak hem de arıcılık ürünleri için değerlendirilecek. Bölge arıcılık için uygun görünüyor” dedi.
Sorgun; "Biz de Türkiye Arıcılar Birliği, Çevre ve Orman Bakanlığı ve Hacettepe Üniversitesi Arıcılık Merkezi ile protokol imzalayacağız ve böyle ormanları oluşturmaya başlayacağız. Bunun ülke ekonomisine ve geleceği için gerçekten çok büyük önemi var. Geç kalınmış bir projeydi ama emek verenlerin düşüncelerine sağlık demek istiyorum” diye konuştu.
Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği Başkanı Bahri Yılmaz ise arıcılık ormanı ile ilgili olarak Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ile daha önceden bir görüşme gerçekleştirdiklerini ve Eroğlu’nun kendilerine yardımcı olduğunu ifade ederek, “Bizim Çevre ve Orman Bakanı Sayın Veysel Eroğlu’ndan Birlik olarak arıcılık ormanı ile ilgili bir talebimiz vardı. Bu konuda kendisinin ve ekibinin yaklaşımı çok yapıcıydı. İlk defa Türkiye’de dünyadaki örneklerine eş bir arıcılık ormanı kurulacak. Biz bu konuda Sayın Eroğlu’na teşekkür ediyoruz” dedi. Yılmaz, “Hele biz oraya akasya gibi bal verimi yüksek bitkileri de diktiğimizde tahmin edilen 37 ton bile az olacaktır. Daha üstünde bir üretim kesinlikle olacaktır. Çünkü Macaristan’da bir dönüm akasyadan 150 kilogram bal elde ediyor. Ne pamuktan ne de başka bir tarım çeşidinde bunu elde edemiyorsunuz. Akasya bunun yanında erozyonu önlüyor." şeklinde konuştu.


Gerçekten ilk mi?
İnternetten kısa bir araştırma yaptığımızda Trakya Başmüfettişliği görevini ifa eden Kazım Dirik'in adı ile karşılaştık.
Atatürk ile Samsun'a çıkan Kazım Dirik hizmetlerinden dolayı Generalliğe yükseltiliyor, valilik ve Trakya Başmüfettişliği görevlerinde bulunuyor.
Kazım Dirik alanına giren il ve ilçelerin altyapı hizmetlerinin kısa zamanda karşılanması için yoğun çaba gösteriyor. Köylünün gelirinin arttırılması için bölgede (özellikle Pehlivanköy'de) arıcılık, ipek böcekçiliği, meyvacılık ve hayvancılığa özel önem veriyor ve bu iş için de akasya ormanı kuruyor.
İşin ilginç yanı Kazım Dirik de Macar Mühendislerden yararlanıyordu...
İş buraya gelince biz de rahmetli Adnan Kahveci'nin bu konudaki bir çalışmasını hatırlatacağız.. Merhum Kahveci, arıcılar için akasya ormanları kurulması konusunda araştırmalarda bulunuyordu. O tarihte, Macaristan'ın Ankara Büyükelçisi rahmetli Adnan Kahveci'ye 5 cins akasya tohumu hediye eder.. Zamanın gazetelerinde de yer alan habere göre Kahveci de bu tohumları ormancılara teslim eder. (Bu konuyu özellikle hatırlatmak istedik. Çünkü: Çiçek açma tarihleri farklı farklı akasya çeşitleri var ve akasya ormanı oluşturulurken tek çeşit değil karma yapılırsa çiçeklenme dönemi uzar ve arıların nektara alım dönemi uzamış olur) Ancak Adnan Kahveci, düşüncesini hayata geçiremeden hayatını kaybettiği için Türkiye olarak biz de zaman kaybetmiş olduk.
Bu arada Muğla Yatağan'da gerçekleştirilen bir çalışmayı da hatırlatmak isteriz.
Muğla, Devrim Gazetesi'nde Cem Kaytan'ın "Külden cennete:Akasyalarla gelen güzellik" haberi;
Muğla’da Yatağan Termik Santrali’nin çevresi göz kamaştıran bir güzelliğe büründü. Yılda 4 milyon ton kömürün yakıldığı, Türkiye’nin enerji ihtiyacının önemli bölümünü karşılayan santralin küllerinin depolandığı arazide 1991 yılında çalışmalar başlatıldı. Santral bacasından çıkan zehirli gazların, çevredeki kızılçam ormanlarını kurutması, iğne yapraklı ağaçlarda büyük tahribat yapıldığının ortaya çıkması üzerine, Türkiye Kömür İşletmeleri, TEAŞ ve Muğla Orman Bölge Müdürlüğü’nce Yatağan Termik Santrali’nin kül dağlarına dikilen 800 bin akasya çevreyi ağaç denizine çevirdi.
Büyüyen akasya ağaçlarının (Robina Pseudo Acacia) her birinin boyu 45 metreye ulaştı. 350 hektar sahadaki akasya ormanı, santral çevresini güzelleştirip, hayalet tesis olmaktan kurtardı. Topraktaki gaz zararını ve erozyonu önlemek amacıyla dikilen ağaçlar yöre ekonomisi için de umut oldu.
Ağaçların 20 yıl sonra mobilya ve kağıt sektöründe kullanılacağını belirten Orman Bölge Müdürü Cavit TIĞ, “Örnek çalışmasıyla, arıcılıkla uğraşanlara geçim alanı, canlılar için uygun doğal ortam yaratıldı. Arazi azot yönünden zenginleştirildi, verimi yeniden sağlandı” dedi.
Evet arıcı Metin'in değerli izleyicileri Afyonkarahisar Şuhut'taki ilk değilmiş!
Yani biraz unutkanız! Fakat ondan da öte biraz tembeliz, illa birinin gelip bize öncülük etmesini yol göstermesini ve bir şeyler yaptırmasını bekliyoruz..
Geçtiğimiz yıl Gölbaşı'nda İhsan Say hoca, arıcılık kursunda kursiyerlere akasya fidanı dağıtmıştı. Kurs bu yıl da düzenleniyor. İnanıyorum ki İhsan hoca bu yıl da kursiyerlere fidan dağıtacak...

Binlerce, onbinlerce arıcıyız. Her birimiz kendi bölgemize ya da gittiğimiz bölgelere dikeceğimiz fidanlarla hem ülkemizin yeşillenmesine hem de arılarımızın daha çok çiçeğe ulaşmasını sağlayabiliriz...

4 yorum :

taskın dedi ki...

selamlar
daha önce bu konu ile ilgili bende bir yazı yazmıştım
akasya arıcılk için çok önemliyüzde 63 şeker oranı yuksek bir çiçek
fakat daha henüz farkedilemedi
umarız akasyanın önemi farkedilir

Ballı Baba dedi ki...

Metin hocam, Akasya ağacı gerçekten orman ve arıcılarımız için büyük bir nimet. Akasya azot ürettiği için ormanlarda yangın söndürücü özelliğe sahip. Çiceklerinden çok güzel reçel yapılır, fasulye gibi olmaya başlayan tohumlar hayvan yemi olarak kullanılabilir.....
Birkaç yıldır nacizane benimde ağaç kampanyam var, isteyenlere üçretsiz yolluyorum.
Bu yıl yolladığım fidanların haberi linkte. Sizi zevkle takip ediyorum elinize gönlünüze sağlık...
http://selahattinguney.blogspot.com/2009/03/kargonuz-var.html

Fatih dedi ki...

s.n. Metin abi dedigin gibi cok dogru, akasya aricilik icin cok onemli bazi yillar yagan yagmurlar harab etsede yinede verecegini veriyor ama onu ekip korumak lazim bakin tum balkanlara kokeni amerika olmasina ragmen balkanlar akasyayla burunmustur nasilki turk bayragi kirmiziya burunmus oyle iste aricilik icin akasya onemi tartisilmadan dikilmeli hemde binlerce hektarlarca ayrica balida cok ozel ve nefistir bakmayin icerdigi seker oranina seker hastalari icin en cok onerilen yenilmesi hafiftir ve kendine has bir misk kokusu vardir onu ancak tadan bilir
ve butur konularin aricilik makalesi kadar degeri vardir bloglarimizda
saygi ve selamlarimla

UĞUR KIRAN dedi ki...

Ben kişisel çabalardan ziyade kurumsal girişimlerden yanayım.Kişi bazında dikebileceğimiz ağaç sayısı kurumsal destekle dikilecekağaç sayısının yanında hiç kalır.
Arı yetiştiricileri birliğinin konuyu sıkı takip etmesi ve ısrarla üzerinde durması gereken en önemli konu bu gibi işler olmalı bence.
Ağaçlandırma çalışmalarıyla ilgili bakanlık projelerinin oluşmasını ve tüm ülke topraklarında yaygınlaşmasını sağlamalıyız.
Ülke bizim ülkemiz; kaderine terkedip olayları akışına bırakmamak gerekir.geleceğe yönelik verimli projeler uygulanmalı.