26.3.09

OBAMA’NIN TÜRKİYE ZİYARETİ

Nisan ayı başında ABD Başkanı Barrack Obama Türkiye’yi ziyaret edecek.
Türk basınında çıkan haberleri, yorumları inceleyecek olursanız; yorumcuların iki grupta toplandığını göreceksiniz.
Birinci gruptakiler; “Obama, Türkiye’nin önemini anladı ve Bush döneminde yapılan hataları telafi ederek Türkiye ile yeniden stratejik ortak olmaya geliyor. Bu ziyaret, Türkiye için bir dönüm noktasıdır. Türkiye, Ortadoğu’nun en güçlü devleti olacaktır” yorumlarını yapıyorlar. Hatta bu gruptan bazıları biraz daha ileri giderek “Yeni Osmanlı”nın doğuşunu müjdeliyor. Biz bu gruba kısaca “İyimserler” diyelim.
İkinci gruptakiler, Amerika gibi ülkelerin vermek için gelmeyeceklerini, almak için gelecekleri görüşünü savunurlar. Bunlar, ABD’nin bugüne kadar Türkiye’yi uşak gibi kullandığını, işine gelmediği anda tehdit ettiğini, Türkiye’yi parçalamak istediğini ve bu ziyaretin de buna vesile olacağı görüşündedirler. Bu guruba da kısaca “Kötümserler” diyelim.
Psikolojide yapılan bir deneyde deneğe yarıya kadar su doldurulmuş bir bardak gösterilir ve sorulur.
Kötümserler “Bardağın yarısı boş” derken iyimserler de “Bardağın yarısı dolu” cevabını verirler. Realistlerin cevabı ise “Yarım bardak su”dur.
Yani sizin anlayacağınız iyimserlerin de kötümserlerin de yorumlarında doğru olan unsurlar olduğu gibi eksik olan unsurlar da bulunmaktadır. Gerçek bu iki yorumun ortasında bir yerdedir.
Bize göre ABD Başkanı Barrack Obama’nın Türkiye ziyareti önemlidir ancak bu ziyaretin ne ölçüde başarılı olacağı, Obama ile görüşecek Türk yetkililerin derslerine ne kadar çalışmış olduğuna ve ne ölçüde başarılı olacaklarına bağlıdır.
Barrack Obama’nın kimliği (babasının Müslüman olması) bizim için önemli değildir. Çünkü Barrack Obama, kendi adına değil, ABD adına gelecek ve konuşacaktır. Obama için aslolan ABD’nin çıkarlarıdır. İki ülkenin çıkarlarının örtüştüğü noktalarda başarı, çıkarların kesiştiği noktalarda uzlaşmazlık vardır ve çözümün hangi yönde olacağı liderlerin başarısına bağlıdır.
Görüşmede, Türk liderlerin karşısına “Ya bizdensin ya düşmansın” diyen Bush yerine müzakere yöntemine ağırlık veren Obama’nın gelmesi bir şanstır ama o da tek başına neticeyi değiştirmez.
Ayrıca bir şey daha. Obama, Türkiye ve İslam ülkeleri ile olan ilişkilerini yeniden düzenlemeye geliyor derken çok da iyimser olmayalım. Obama, Türkiye’ye geleceğini açıklayıp Yunanistan’ı üzerken NATO’nun başkomutanlığına da, büyükbabası 1922 sonunda İzmir’den kaçan bir Rum’un torunu olan Amerikalı Orgeneral’i getirerek Yunanistan'ı sevindirdi.
“Rum” Rumluğunu yapacak olursa bu Amerikalı Rum Oramiral NATO’da, Ege’de Türkiye’nin başını ağrıtabilir.
Bu arada Obama’nın ziyaretinin değerini çok abarttığımızdan mıdır nedir, ziyaret tarihi yaklaştıkça, ziyaretin ağırlığı giderek azaltılıyor! Nasıl mı?
Önce, Obama’nın İslam dünyasına yönelik barışçı mesajını Türkiye’den vereceği söyleniyordu sonra bu görüş iptal edildi ve ziyaret Türkiye ile sınırlı tutuldu.
Sonra Barrack Obama’nın eşi Michelle Obama’nın, çocuklarını gerekçe göstererek Türkiye ziyaretini iptal etmesi gündeme geldi. Bu da yetmedi daha önce, Obama’ya eşlik edecekleri bildirilen Amerikan Dışişleri Bakanı Hillary Clinton ve Savunma Bakanı Robert Gates de Türkiye’ye gelmeme kararı aldı. Her iki bakanın da gelmeme sebebiyle ilgili özel bir açıklama yapılmadı.
"Ne sevdiğin belli ne sevmediğin” diye bir türkü vardır ya işte devletler arası ilişkiler aynen öyledir… Çıkarlarının birleştiği yerde iyisindir, çakıştığı, zıtlaştığı yerde kötüsündür.
Amerika Birleşik Devletleri, Türkiye ile uğraşırsa başımızı çok ağrıtır bunu biliyoruz. Ama Amerika Birleşik Devletleri de, Türkiye olmadan başta Irak olmak üzere, Ortadoğu, Asya ve Kafkasya’da da çok zorlanacağını gördü. Ziyaret bu çerçevede gerçekleşecek. Umalım ve dileyelim ve Türkiye’nin devlet ve hükümet yetkilileri ziyaret öncesi derslerini iyi çalışmış olsunlar ve ziyaret başarıyla sonuçlansın….

2 yorum :

Anonim dedi ki...

selamlar
bir ülkenin bir siyaseti vardır
ve kim gelirse gelsin o lider o sistemin dışına çıkamaz
çıkarsa o lider yok edilir
bu nedenle fazla iyimser olmamak lazım
abd herzaman yapacağını yapar
o çıkarını on planda tutar
dostluk ve diğer olaylar reklamdan oteye gidemez

İlhami Uyar dedi ki...

Sayın Çetin,tesbitleriniz mükemmel,olaylara geniş açıdan bakarsanız herşey daha net görünüyor,işin aslı kuvvetli olmaya bakıyor,güçlü olduğunuzda duruş ve güven olayı isteklerinizi almada yardımcı oluyor diyebiliriz,bende ülkemizin her zaman menfaatlerinin ön planda tutularak masadan kalkmasını diliyorum.iyi çalışmalar.