14.2.08

Arı zehiri ve Arı alerjisi

Çevrenizde bir anket yapın, Balı sevenlerin oranı yüzde 100’ü bulurken, arının zehirini, iğnesini isteyenlerin oranı yüzde 1’i bile bulmayacaktır(Çok yanlış!)… Piknik alanlarını ziyaretinizde etrafınızda bir arının uçtuğunu gördüğünüz andan itibaren keyfiniz kaçar, arıyı kovmak için elinizi-kolunuzu sallamaya başlarsınız. Tabii bu yaptığınızın da yanlış olduğunu yazımızın ileriki bölümlerinde daha iyi anlayacaksınız…

Arı niçin sokar?
Piknikçilerden sık sık işitiriz: “Mangalı yaktık, arılar etrafımızı sardı!”
Bu deyiş hem doğrudur hem yanlış….
Önce niçin yanlış olduğunu kısaca anlatalım: Arıcılar, arı kovanlarında çalışırken duman kullanırlar. Arıyı sakinleştirmek için körükle kovana duman verirler. Arılar dumandan korkup bal yiyerek sakinleşirler. Yani duman bal arısını korkutur.
Şimdi de niçin doğru olduğunu anlatalım: “Sarıca arı” ya da eşek arıları, mangal yakanı görünce hemen çevrede dolaşmaya başlarlar. Çünkü eşek arıları yavrularını beslemek için ete saldırırlar. (Bal arılarının etle, kebapla, mangalla işi yoktur)…
İşte bu yüzden piknikçilerin bahsettikleri, bal arıları açısından yanlış, eşek arısı açısından doğrudur.
Peki bal arısı sokmaz mı? Sokar ama kovanını korumak için! 18-20 Günlük genç arılar kovanı dış tehlikelere karşı korurlar. Bekçilik yapan arılar kovanın uçma deliğinin hemen iç tarafında hazır beklerler. Herhangi yağmacı arı veya yabancı arı kovana girmek istediğinde ya da kovanın herhangi bir tehdit altına girdiğinde, bekçi arılar hemen savunmaya geçer ve gerekirse sokarlar. Ancak bu bal arıları için zorunlu bir savunma halidir. Çünkü Bal arısı iğnesini batırdıktan sonra yaşama şansı kalmaz. Olta iğnesini andıran arı iğnesi sokulan yerde arının zehir kesesi ve iç organları ile birlikte kalır.

Arı soktuğunda ne yapalım?
Arı sokup iğnesini bıraktıktan sonra, kesinlikle zehir kesesinden tutarak çıkarmaya çalışmamalıdır. Çünkü bu hareket kesenin içindeki zehirin vücudumuza zerkedilmesine ve acımızın artmasına neden olur. En iyisi bir bıçağın yüzüyle ya da tırnağımızla sıyırarak çıkarmaktır. Arı sokmasına karşı en etkili tedavi amonyaktır. Amonyak hem arının soktuğu yere sürülebilir hem de bir bardak suya 5-10 damla damlatılarak içilebilir. Şişmeye karşı antihistaminik veya steroid bir krem sürülmelidir. Ağızdan alınacak antihistaminik herhangi bir tablet oldukça yararlı olacaktır. Ancak şiddetli reaksiyonlar için geciktirilmeden tıbbi müdahalelere başvurulmalıdır.

Arı soktuktan sonra yarayı ovuşturmak ya da emmek kesinlikle doğru değildir. Arı tarafından sokulan kişi eğer terli ise zaten ter zehirin etkisini alacaktır. Sokulan yere buz koymak, soğuk su ile yıkamak, yoğurt sürmek acının azaltılması için faydalıdır. Ayran da içilebilir. Belli bir sayıya kadar arı sokması alerjisi olanların dışında tehlikeli değildir. Tehlike sınırı kişinin bünyesine göre değişir.
Arı alerjisi olanlarda vücudun genelinde kızarma, kaşıntı ve yumuşak dokularda şişme görülür. Bu sırada solunum güçlüğü, karın ağrısı, kusma, çarpıntı ve baygınlık görülebilir. Boğaz kaslarının kasılması ve yutak bölgesinin şişmesi ile nefes gittikçe zorlaşır ve hasta boğulabilir. Bu olaya "anaflaksi" veya "anaflaktik şok" adı verilir.
Arının meyve yerken ağıza kaçarak boğazdan sokması hayati tehlike yaratabilir. Böyle bir durumda doktora giderken sirke ile sık sık gargara yapmak gerekir.

Arı Sokmasına Dr'dan İlginç Bir Yöntem
Bilim ve Teknik Aralik 2000 dergisinde "Ari Zehirinde Bilmedikleriniz "konusunu okuyunca arı sokmalarında uyguladığım bir yöntemi sizinle paylaşmak istedim. Tip fakültesinde okurken simdi anımsamadığım bir dergide arı zehir'inin protein yapısında olması nedeniyle (enzim, peptit ve aminoasitler ) 53-55 derecede denature olarak toksin özelliğini kaybedeceğini, derimizin bölgesel olarak 60 derece ve üstüne dayanabilmesi nedeniyle sokmanin hemen sonrasinda bölgeye yanan bir sigaranın olabildiğince yaklaştırıldığında zehir'in etkisinin kaybolacağını okumuştum. Bu uygulamayı 1983 de zorunlu hizmet sırasında beni bir arı soktuğunda kendimde denemiştim. Sonuç mükemmeldi, 10-15 saniyede ağrı ve şişlikten eser kalmamıştı. O günden beri, başta gittiğim kamplarda olmak üzere onlarca kişi üzerinde bu yöntemi uyguladım. Arı sokmasından sonra yaygın olarak kullanılan, bölgeye amonyak uygulanması bence çok yanlış. Sokulmadan sonra kısa süre içinde olmak şartıyla, önce iğneyi çıkartıp ardından 20 saniye kadar yanan sigarayı kişinin dayanabildiği oranda değdirmeden bölgeye yaklaştırıyorum. Bölgede ağrı ve şişlik kaybolup, bir kaç dakika için kızarıklık kalıyor. Kişinin alerjisi yoksa başka önleme gere kalmıyor.

Şifalı Zehir Arı zehiri
Arı zehirinin gramına yüzlerce dolar ödeyenlerin varlığından söz etmek istiyorum. Arının tüm ürünleri gibi zehiri de şifalı.
Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ercan Dülgeroğlu, arının iğnesiyle çocukluğunda tanışanlardan... Kızgın arıların savunmaya yönelik saldırılarının ardından uzunca bir süre onlarla ilişkisini kesmiş. Ne zaman ki annesi, arılar sayesinde ellerindeki romatizmadan kurtulmuş, yeniden arılarla dostluğa başlamış. O zaman anlamış ki, kızgın arılar, kızgın insanoğlu gibi zehir akıtıyor. Yalnız bir önemli farkla...
Arının akıttığı zehir, insanoğlunun dilinden akan gibi kalp yaralamıyor; tam tersine insanoğluna şifa dağıtıyor. Prof. Dr. Dülgeroğlu “Romatizmadan dizlerim ağrıdığında arıya sokturuyorum, geçiyor. İlacı, doktoru, hemşiresi içinde. Harika bir şey.”
Mısır Apiterapi Ulusal Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Ahmed Gaffar Hegezi, Çukurova Üniversitesi'nce düzenlenen ''Türkiye 3. Arıcılık Kongresi''ne katılmak üzere geldiği Adana'da, zehir dahil tüm arı ürünlerinin, ülkesinde 5 bin yıldır tedavi amaçlı kullanıldığını söyledi.
Hegezi, başta ABD, Kanada, Japonya, Çin olmak üzere birçok ülkenin günümüzde arı ürünleriyle tedaviye büyük önem verdiğini belirtti.
Prof. Dr. Hefezi, apiterapi (arı ürünleriyle tedavi) konusunda çok sayıda bilimsel çalışma yapıldığını, arı ürünlerinin tablet, iğne sprey, krem ve benzeri şekillerde ilaç formunda üretilmeye başlandığını vurguladı.
Dr.Foster tarafından Almanya’da geliştirilen ve 1935 yılında piyasaya sürülen arı zehri etken maddeli ürün olan Forapin günümüzde de hala kullanılmaktadır.
Bu gelişmelere paralel olarak 1983 yılında Amerika’da Arı Ürünleriyle Tedavi Derneği kurulmuştur ve günümüzde de çalışmalarına devam etmektedir.
Bugün için arı zehri tedavisi Çin, Japonya, Güney Kore, Rusya, Bulgaristan, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan, Polonya, Romanya, Avusturya, Almanya, İsviçre ve Fransa’da kullanılmaktadır. Günümüzde 9 Avrupa ülkesinde arı zehri içeren 22 farklı ürün kullanılmaktadır.
Uludağ Üniversitesi Veteriner Fakültesi Parazitoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Levent Aydın, bir gram arı zehirinin yaklaşık 10 bin arıdan elde edilebildiğini, birçok hastalığın tedavisinde bu zehirden, yararlanıldığını bildirdi. Doç. Dr. Aydın, arı zehrinin gramının Avrupa ülkelerinde ve ABD'de ham haldeyken 300-700 dolardan alıcı bulduğunu, işlenmiş halde satıldığında ise fiyatın 2 bin dolara kadar çıkabildiğini anlatarak, şöyle konuştu:
"Arı zehri, işlendiğinde kalp damar hastalıkları, astım, kronik akciğer bozukluğu ve anfizem gibi akciğer hastalıkları, diyabet, sinir sitemi ve deri hastalıklarının tedavisinde yaygın şekilde kullanılabiliyor. Bunların yanı sıra romatizma, kemik ve eklem hastalıkları, glukom ve kornea bozuklukları gibi göz hastalıklarının tedavisinde de arı zehrinden yararlanılıyor. Zehrin, AIDS'e yakalananlarda, ömrü uzatıcı etkisi olduğu da biliniyor. Son yıllarda arı zehri tedavisi uygulanan Multiple Sclerosis hastalarında da, hastalığın durduğu, hatta kısmen iyileştiği gözlenmiştir. Arı zehriyle tedavi, mutlaka bir hekim kontrolünde yapılmalıdır."
Doç. Dr. Aydın, Türkiye'de yılda 67-70 bin ton bal üretilmesine rağmen, dünya piyasasında altından bile değerli olan arı zehri elde edilememesinin büyük kayıp olduğunu kaydetti.
Arı Alerjisi
Arı alerjisine ait ilk yazılı kayıtlar M.Ö. 2641 yılında Mısır Firavunu Menses’ in yaban arısı tarafından sokulup ölmesine aittir.
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ABD, Erişkin Alerjisi Ünitesinden Prof. Dr. A. Fuat Kalyoncu Arı alerjisinin, toplumda sık görülen ve ölümcül sonuçları nedeni ile dikkatleri üzerine çeken alerjik hastalıklardan biri olduğunu bildiriyor.
Prof Kalyoncu’ya göre, Türkiye’de arı alerjisi % 2-3 oranında görülmektedir. Yine Kalyoncu’ya göre; “Dünya üzerinde bir çok arı çeşidi bulunmaktadır.
En sık alerji sebebi olan arılar bal arısı (Honey bee), sarı arı (Yellow jacket), ve eşek arıları (Wasp, Hornet)’ dır.”
Burada dikkat çekmek istediğimiz konu; Türkiye’de yüzde 2-3 oranında görülen arı alerjisinin hangi tür arıdan olduğunu da öğrenmek ve ona göre tedbir almak gerektiğidir. Niçin Derseniz, 8 Ağustos 2006 tarihli Hürriyet gazetesinin haberine göre, Ege Üniversitesi Hastahanesi’nde arı alerjisi nedeniyle aşı tedavisi gören 32 yaşındaki çiftçi Mehmet Ali Adıgüzel’e yedi ay boyunca bal arısı yerine yaban arısı aşısı yapılmıştı… Bu 7 aylık tedavinin sonunda Manisa Turgutlu ilçesindeki köylüyü bal arısı sokmuş olsaydı hayatını kaybedebilirdi…
Yani insanoğlunda bir çok alerji gibi (Örneğin;Penisilin alerjisi) Arı alerjisi de olabilir. Bunun için gerekli tedavinizi yaptırın ve tedbirli olun.
Arı Alerjisi Olanlara Öneriler
Arı alerjisi olanların öncelikle yapacakları iş, arı tarafından sokulma riskini azaltmaktır. Bu amaçla bazı tedbirlerin alınması gerekmektedir:
Yazın pazar alışverişi yapmayın, bahçede dolaşmayın,
Açık yerlerde yemek veya meyva yemeyin, hoş kokulu meyva suyu, gazoz içmeyin,
Piknik yapmayın,
Parfüm, deodorant, kolonya sürmeyin,
Güzel kokulu sabun, şampuan kullanmayın,
Parlak renkli, çiçekli elbise giymeyin,
Çiçek toplamayın, çiçek takmayın,
Tatile gittiğinizde etrafta arı kovanı olup olmadığını araştırın,
Yaban arısını kovanı civarında öldürmeyin, bu arıdan salınan kokular diğer arıları üzerinize çeker,
Çıplak ayakla yürümeyin, mümkünse dışarıda uzun kollu ve paçalı giyisiler giyin ve kahverengi giyisileri tercih edin, arılar kahverengini sevmez.
Bahçe ile uğraşmanız gerekiyorsa şapka ve eldiven kullanın,
Terli olmak bütün böcekler için çekicidir, riskli bölgelerde terli olmamaya özen gösterin,
Eşek arısı saldırgan, bal arısı sakindir; ancak, sıcak havalarda her ikisi de saldırgan olacağı için bu havalarda dikkatli olun,
Sizi bal arısı sokarsa iğnesini büyüteç ve cımbızla almaya çalışın, veya başka birinden yardım isteyin.
Antialerjik ilaçları devamlı yanınızda bulundurun. Daha önceden şiddetli arı alerjisi geçirmiş kişilerin yanında her zaman EpiPen taşıması gereklidir. Epipen kendi kendinize uyluk üst kısmından uygulayabileceğiniz bir enjeksiyondur. Epinerfin içerir. Epinefrin anafilaktik şokta kullanılan en önemli ilaçtır.
Arı sokması halinde; Sokma yerinin üstünden bandaj uygulayın, bu bandajı her 10 dakikada bir 3 dakika kadar gevşetin,
Sokma yerine soğuk uygulayın, Anti alerjik ilaçları uygulayın, Elinizde adrenalin veya EpiPen varsa kullanın, ve en kısa zamanda doktora ulaşın
Köpeğinizi arı sokarsa?
Eğer köpeğinizde arı sokmasına karşı alerjik bir hassasiyet mevcutsa, hayati tehlike oluşturacak durumlarla karşılaşabilirsiniz.
Köpeğinizin bir arı tarafından sokulduğunu fark ettiğinizde ilk olarak ısırılan yeri bulmaya çalışın. Bulduktan sonra cımbız veya benzeri bir şeyle iğneyi deriden çıkartın.
Arı iğnesi ve zehri asit yapıda bir madde içerir. Karbonatlı su hazırlayıp o bölgeye yaş kompres uygulamak zehri etkisiz hale getirmek açısından faydalıdır. Sokulan bölgeye buz torbası ile soğuk kompres yapmak da şişmeyi ve kaşınmayı önlemek için faydalı olur.
İlk önlem olarak bu uygulamalar dışında herhangi bir ilaç uygulaması kesinlikle yapmamalısınız. İlk 5-10 dakika içinde arı sokan yerde ciddi bir şişme oluşur ve şişkinlik artmaya devam ederse, veteriner hekiminize danışmalı ve hemen köpeğin nefes alma ve yutkunma ile ilgili problemi olup olmadığını sontrol etmelisiniz.
Eğer bu sorunlar varsa köpeğinizi en yakın veteriner hekime götürmelisiniz.
(Yararlanılan kaynaklar ve linkler:
Bu bölümde kullanılan resimler internet ortamındaki arıcılık sitelerinden alınmıştır.Prof. Dr. Muhsin Doğaroğlu’nun kitabı.Hakan TURAN Ziraat Teknikeri, Arıcılık notları, Silivri, ,http://www.webhocam.com/Konuizle.asp?t=7593, http://www.populermedikal.com/www/default.asp?part=haber&gorev=oku&id=418http://www.aksiseda.com/sirca/topic.asp?TOPIC_ID=30www.populermedikal.com/arialerjisi.asp, http://saglik.tr.net/genel_saglik_ari_alerji.shtml)

5 yorum :

Kenan GİŞAN dedi ki...

sn. Metin çETİN
Günlüğünüzü ilk defa ziyeret ettim, günlüğünüzde arı ve ürünleriyle ilgili bilgiler vermişsiniz. Tüketiciyi bilinçlendirmek amacıylada bilgi verildiğini gördüm memnun oldum. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.
http://kenangisan.blogspot.com/

gülnur dedi ki...

azide çalışırken pantolonumun içine giren eşek arısı tarafından ısırıldım. Pantolonun üstünden tuttuğumda onu önce akrep zannettim. Dizimden aşağısı şişti kızardı. ve ateşlendi. Bügün 3. gün antibiyotik kullanıyorum .hewrhalde tam iyileşmesi 2-3 gündaha sürecek .Yalnız bu arı adına yaraşır bi şekilde ısırıyor ve müthiş bir yanma yapıyor.

Adsız dedi ki...

geçen sene elimin üstünden bir arı sokmuştu.alerjik bir yapım olduğundan(başıma gelen de ilk arı sokmasıydı)napıcamı bilemedim..inanılmaz bi kaşıntı,ateş ve belirgin bi şişlik oluşmuştu o bölgede ağrı da cabası.bi bıçağı alıp yara üzerinde sürekli ovuşturark gezdirdim ve abartısız bikaç dakikada herşey sıfırlandı..üstteki bilim teknik dergisinden dr.un önerisini okuyunca paylaşmak istedim..kesin sonuç alınacağını bizzat tecrübemle garanti ediyorum.

Adsız dedi ki...

Babam, ben daha çocukken arı bakardı, bende babama bu konuda yardım ederdim, bir çokdefa farklı zamanlarda ısırıldığım gibi birden çok arıda aynı anda ısırması yani (sokma) na nazaran herhangi bir allerjik reaksiyonla karşılaşmadım.
Şimdi 33 yaşındayım ancak bu zamana kadarda birkaçdefa bal arısı tarafından sokuldum bişey olmadı. Babadan gelen bir ilgi olsa gerek 2 kovan arı aldım, bir sene önce arılardan birtanesi maskemin içine girdi ve tam şah damarımdan soktu, maskenin üzerinden arıyı öldürmek ve iğnesini almaya çalıştım, 5 sn içerisinde sesim gitti, vücudumun inanamayacaksınız her yeri delicesine kaşınmaya başladı, yüzüm özellikle dudaklarımın, kollarım ve vücücumun şişmeye başladığını gördüm, aracıma bindim ve acil servise gittim ama nası gittiğimi bana sorun. doktora sordum ve arı ile ilk karşılaşmam olmadığını sölediğimde damardan ısırdığım için olabileceğini söyledi. iğne serum anthistaminik ilaç beni kendime getirdi. Şimdi bana ne oldu, yaşlanmayamı başladım, allerji sonradan gelişebilirmi? Olmayan bişey neden başladı,arılarımı arkadaşıma verdim,bu olayın talihsiz bir rastlantı olduğunu arının damardan sokmasınden kaynaklı olduğunu düşünerek yaklaşık 6 ay sonra tekrar arı bakmaya başladım. 2. olayıda bugün yaşadım, bu olayın küçümsenmeyecek birşey olduğunu ikinci kez gördüm. arılar beni damardanmı sokuyor yoksa bende allerjimi başladı, 3 arı birden biri böbrek üstümden biri sol bacağımın iç kasık bölümünden üçüncüsü de sağ diz üstünden soktu,kendimi dinlediğimde ilk olayda yaşadığım şeyleri yaşamayınca ilk olayın talihsiz bir tesadüf olduğunu düşündüm. arılar beni soktu ama ben çalışmaya devam ettim işim 10 dak sonra bittiğinde kıyafetimi çıkardım ve arıların iğnelerinin vücudumda olduğunu görünce elimle çıkardım, 5 dak sonra başım kaşanmaya başlayınca ilk olayım aklıma geldi, ardından kollarım kaşınmaya başladı, yüzüm kızarmaya ve boynum boğazım kaşınmaya başladı.yine acil servis.HOCAM BENDE ARI ALLERJİSİ OLDUĞUNA İNANASIM GELMİYOR, ama bir allerjik test yaptıracağım en kısa zamanda, hataam iğneyi ve keseyi tutarak çıkarmam veya çok sonra çıkarmammı, elbisemin üzerinden soktuğunda iğneyi hemen aldığımda bunların hiç birini yaşamadım. BENDE ALLERJİ VARMI, solunumumda zorluk çekmedim sadece saydığım belirtileri yaşadım, kaşıntı, vucudumun değişik noktalarında şişkinlik, her yerimde kaşıntı , dudak ve göz çevremde şişkinlkik, başka bir belirti yaşamadım. ufak yaşta tanıştım arı ile, ne yapmalıyım ? seviyorum bu hayvanları.

Mehmet Ortakaya dedi ki...

Ben normal de arı sokması ila kolay kolay alerji olmam ama arı sevkiyat i açın kamyona yükledigimiz arı kovanlarinda bir kaza meydana geldi ve kovanı kırıldı ozerimizde arı elbise si olmasına rağmen onlarca arı soktu şimdi ise yaramıyor um ve kalktığında başım dunuyor ve şiddet li bir kulak cinlamasi meydana geldi